Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası

TMK 162’de “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kast edilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, Türk Medeni Kanununda sayılan özel boşanma sebeplerinden biridir.

Boşanma sebebi olarak belirtilen hayata kast olayının varlığının ispat edilmesi durumunda davacı eşin açmış olduğu davada derhal boşanma kararı verilmelidir.

Hangi Davranışlar Hayata Kast Kavramına Girmektedir?

Hayata kast, karı veya kocadan birinin diğer eşi öldürmek kastıyla yaptığı davranışlardır.

1-Hayata Kast Kavramına Giren Davranışlar

  • İntihara teşvik etmek,
  • Elverişsiz araç kullanımı (Öldürmek için kullanılan araç öldürmeye elverişli olmasa bile hayata kast var sayılır.)
  • İstenildiği halde sonuç alamamak (Öldürmek için gerekli her şeyin yapılması ancak ölümün elde olmayan sebeplerle gerçekleşmemiş olması durumunda hayata kast var sayılır.)
  • Ölüm tehlikesine seyirci kalmak (Seyahat halindeyken ağır yaralanan eşi hastaneye götürmemek hayata kast sayılır.)

2-Hayata Kast Kavramına Girmeyen Davranışlar

  • Öldürmekle tehdit etmek,
  • Öldürme amacı bulunmayan eylem,
  • Eşin yakınlarına yönelik eylem (Kayınpederini öldürmeye teşebbüs etmek hayata kast sebebiyle boşanma kapsamına girmez.)

Hangi Davranışlar Pek Kötü Davranış Sayılır?

Pek kötü davranışın boşanma sebebi oluşturması için eşin vücut bütünlüğüne ya da sağlığına yönelmesi yeterlidir. Pek kötü davranış eşe ıstırap vermeli ve sağlığını bozacak ağırlıkta olmalıdır. Aksi halde pek kötü davranış olarak nitelendirmek mümkün değildir. Aşağıda sayılan davranışlar pek kötü davranışa örnek olarak gösterilebilir;

  • Zulüm,
  • İşkence,
  • Ağır eziyet,
  • Acımasızca dövmek,
  • Aşırı derecede cinsel ilişkide bulunmak,
  • Anormal cinsel ilişkiye zorlamak,
  • Aç bırakmak,
  • Hastalık aşılamak,
  • Mahzene kapatmak,
  • Hapsetmek.

Hangi Davranışlar Onur Kırıcı Davranış Sayılır?

Onur kırıcı davranış doğrudan davacının kişiliğine yönelik saldırı kastıyla yapılmış ağır derecede davranış olmalıdır. Onur kırıcı davranış herhangi bir araç ile gerçekleştirilebilir. Cep telefonundan mesaj, mektup, duvara yazı yazmak, pankart, gazete ilanı araç olarak kullanılabilir. Örneğin;

  • Kahvehanede karısının bakire olmadığını açıklamak,
  • Başka bir erkekle ilişkisini açıkça sürdürmek,
  • Eşini dedektife takip ettirmek.

onur kırıcı davranış olarak sayılmaktadır.

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranışı Affeden Taraf Dava Açabilir Mi?

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta bulunan eşi affetmek dava açma hakkını doğrudan ortadan kaldırır. Af halinde hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açılamaz. Affeden eşin dava hakkı yoktur. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta bulunan eşini affeden diğer eş, affetme eylemini yazılı, sözlü ya da örtülü bir şekilde yapabilir. Affeden taraf, eşini affettiğini sözlü ya da yazılı olarak beyan etmemiş ancak affettiğini gösterir şekilde çeşitli davranışlar sergilemesi halinde eşini affetmiş sayılır. Bunun sonucu olarak da hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açma hakkını kaybeder.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası Açmak İçin Süre Nedir? (Dava Açma Hakkı Ne Zaman Düşer?)

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açmak isteyen eş için hak düşürücü bir süre mevcuttur. Dava açmak isteyen eş bu hak düşürücü süre geçtikten sonra hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açma hakkını kaybeder.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açmak isteyen eş, eşinin davranışını öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde dava açmalıdır. Fakat her durumda eylemin üzerinden 5 yıl geçmesi halinde dava hakkı düşecektir. Yani eş, eylemi 5 yıl geçtikten sonra öğrenmişse artık hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açamayacaktır.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Tazminat

  • Manevi Tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında davacı yararına manevi tazminat verilebilir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası kabul edildiği takdirde davalı eş tam kusurlu olduğundan manevi tazminat isteme hakkına sahip değildir.
  • Maddi Tazminat: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında davacı yararına maddi tazminat verilebilir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası kabul edildiği takdirde davalı eş tam kusurlu olduğundan maddi tazminat isteme hakkına sahip değildir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Nafaka

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olmak üzere 3 çeşit nafaka mevcuttur.

1-Yoksulluk Nafakası: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında davacı eş yoksulluğa düştüğü takdirde davalıdan yoksulluk nafakası alabilir. Yoksulluk nafakası kusura bağlı olduğundan dolayı hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası kabul edildiği takdirde davalı eş tam kusurlu olduğundan, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmüş olsa bile yoksulluk nafakası isteme hakkına sahip olamayacaktır.

2-Tedbir Nafakası: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açıldıktan sonra hakim, davanın devamı süresince ihtiyacı varsa davacı eş lehine tedbir nafakası verebilir. Boşanma ve ayrılık davalarında kusur durumu tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir. Davalı kusurlu eş yararına dahi tedbir nafakasına hükmedilebilir. Ancak kusur ispatlandığı ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma kararı verildiği takdirde davalı lehine hükmedilen tedbir nafakası, yoksulluk nafakasına dönüşmez.

3-İştirak Nafakası: İştirak nafakası geçici velayet ya da velayet kendisinde olmayan tarafın velayetin olduğu tarafa çocuk lehine ödediği nafakadır. Dava süresince çocuklar için ödenen tedbir nafakası, dava neticelendikten sonra iştirak nafakasına dönüşebilir. İştirak nafakasının eşler arasında yaşanan hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış olayıyla herhangi bir ilgisi yoktur.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Taraflar arasında sözleşme ile farklı bir mal rejimi türü kararlaştırılmadığı müddetçe hukukumuzda uygulanan mal rejimi türü “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Azaltılması veya kaldırılması durumunu tamamen hakimin takdirine bağlı bir durumdur.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası kesinleşmeden önce mal rejimi konusu, hakim tarafından bekletici mesele yapılır. Boşanma davasının kesinleşmesinden sonra hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış eyleminin kesinleşmesi halinde mal rejimi davası da sonuçlandırılır.

Ceza mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hakimini bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek deliller ile birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Velayet

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında velayet davacı tarafa verilebileceği gibi davalı tarafa da verilebilir. Velayet konusunda asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Davalının davacıya karşı hayata kast, pek kötü davranış veya onur kırıcı davranışta bulunması velayetin ona verilmeyeceği anlamına gelmez. Velayetin hangi tarafa verileceğinde önemli olan kriter sadece çocuğun üstün yararıdır. Hakimin velayet hususunda takdir yetkisi geniş olduğundan çocuğun üstün yararı hangi tarafta sağlanacaksa velayeti ona verecektir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranışın Mirasla İlgili Sonuçları (Eşini Öldürmeye Teşebbüs Eden Eş Mirastan Faydalanabilir Mi?)

Kasten ya da haksız yere öldürmeye teşebbüsün boşanmanın yanı sıra miras yönünden de sonuçları vardır. Eylemin teşebbüs aşamasında kalmasının herhangi bir önemi yoktur. Sanığa eylem sebebiyle ceza verilmemiş ya da ceza ortadan kaldırılsa bile kasten ya da haksız yere öldürmeye teşebbüs eylemi mirastan yoksunluk sebebidir. TMK md 578’e göre mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler. Bu durumda eşini öldüren ya da öldürmeye teşebbüs eden, mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak edinemez.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla boşanma davalarına bakmakla görevlidir.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası çekişmeli boşanma davası olarak görüldüğü için tek celsede sonlanmaz. Olayı ispatlamak için mahkemeye sunulacak deliller, tanıklar v.s davanın ne kadar süreceğini etkileyen hususlardandır. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası genellikle ortalama 1-1,5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasında Avukat Tutmak Gerekli Midir?

Hiç bir davada avukat tutma zorunluluğu olmadığı gibi hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında da avukat tutmak şart değildir. Ancak hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açmak isteyen kişinin hukuki bilgi ve tecrübe sahibi olmadan, duruşma usulünü bilmeden dava açması halinde hak kaybına uğraması kuvvetle muhtemeldir. Bu sebeple kanuna uygun şekilde dilekçeler hazırlayarak dava sürecinin profesyonel bir şekilde takibini yapacak bir avukattan avukatlık hizmeti almak faydalı olacaktır.

Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Hazar Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0537 925 3839

AVUKAT FEYZA HAZAR

HAZAR HUKUK BÜROSU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.