Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçe Örneği*2022

Tutuklama Nedir?

Şüpheli ya da sanığın özgürlüğünün yargılama aşamasından önce hakim kararı ile sınırlandırılarak şüphelinin cezaevine götürülmesine tutuklama denir. Tutuklama ceza davalarında başvurulan önemli koruma tedbirleri arasında yer alır. Bu sebeple hemen hemen her ülkenin mevzuatında tutuklama mevcuttur. Tutuklama kararı ile şüphelinin kaçması, tanıklara baskı yapması ve gerçekleştirdiği eylemin delillerini karartması önlenir. Ancak tutuklamanın kişinin özgürlüğünü kısıtlamak gibi olumsuz bir yanı da mevcuttur. Bu sebeple tutuklama, adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmadığı hallerde zorunlu olan bir koruma tedbiridir.

Tutuklama Kararını Kim Verir?

Tutuklamaya,

  • Soruşturma evresinde savcının talebi doğrultusunda sulh ceza hakimi,
  • Kovuşturma evresinde ise savcının talebi üzerine mahkeme veya mahkeme kendiliğinden karar verebilir.

Cumhuriyet savcısının tutuklama kararı verme yetkisi yoktur. Sanık ya da şüphelinin suçu işlediği, işlenmesine iştirak ettiği ya da teşebbüs ettiği konusunda kuvvetli şüphe varsa hakim, huzurda bulunan şüpheli ya sanık hakkında tutuklama nedenlerinden en az birinin bulunması ve adli kontrol tedbirlerinin kişi hakkında yetersiz kalması durumunda tutuklama kararı verebilecektir. Tutuklama nedenlerinden birinin bulunmaması ve buna rağmen tutuklama kararı ya da tutukluluğun devamına ilişkin karar verilmesi durumunda sanık ya da şüphelinin tazminat davası açması mümkündür. Şüpheli veya sanığın tutuklama istemiyle mahkeme huzuruna çıkartılması durumunda bir müdafi yani ceza davasında avukat ile temsili bazı durumlarda zorunludur. Bununla beraber kişinin avukatı yoksa baro tarafından kendisine bir müdafi atanır.

Tutuklama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir? sorusunun cevabı aslında kanunda düzenlenmiştir. Tutuklama kararını ister hakim ister mahkeme versin tutuklama ile ilgili verilen kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Tutukluluğa itiraz süresi 7 gündür. Tutuklama kararı yüze karşı okunmuşsa süre tefhim tarihinden itibaren, tarafların yokluğunda karar verilmişse tebliğ tarihinden itibaren başlar. Tutuklamaya itiraz bir dilekçe ile yapılmaktadır. Aşağıda Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçe Örneği sunulmuştur.

Tutuklama Kararı İtiraz Dilekçe Örneği

 

BURSA 4. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE
Gönderilmek Üzere
BURSA 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No : 2022/…. Sorgu

Karara İtiraz Eden (Şüpheli): …… (T.C)
Nilüfer/BURSA

Müdafi : Av.Feyza Hazar
Reyhan Mah. Mantıcı Cd. Aytı Plaza K:3 D:301-302
Osmangazi/BURSA

Konu : Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin ../../2022 tarihli 2022/…. Sorgu numaralı kararı ile vermiş olduğu tutuklama kararına itirazlarımızın ve şüphelinin tahliyesine karar verilmesi taleplerimizin sunumudur.

Açıklamalar :

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2022/… nolu soruşturma kapsamında ../../…. tarihinde şüphelinin ifadesi alınarak tutuklama istemiyle Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmiştir.

Bursa 3.Sulh Ceza Hakimliği ../../2022 tarih ve 2022/…. Değişik İş Sayılı kararı ile müdafii olduğum şüpheli hakkında CMK md. 100 gereğince tutuklama kararı vermiştir. Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararı hukuka aykırıdır. Bu sebeple yasal süresi içinde karara itiraz ediyoruz. Şöyle ki;

Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama gerekçesinde şüphelinin beyanlarında çelişki olduğu söylenmiş ve şüpheli bu gerekçe ile tutuklanmıştır. Ancak şüphelinin beyanları kararda belirtilenin aksine son derece istikrarlı ve şüpheye yer vermeyecek niteliktedir. Bursa 3.Sulh Ceza Hakimliği’nce şüphelinin beyanlarında çelişki olduğu belirtilmesine rağmen mahkeme huzurunda şüpheliye bu çelişkiye yönelik tek bir soru dahi sorulmamıştır.

AİHM içtihatlarında tutuklamanın en son uygulanması gereken tedbir olduğundan ve başka bir önlemle tutuklamadan sağlanabilecek yarar sağlanabilecekse tutuklama yoluna gidilmemesi gerektiğinden bahsetmiştir. CMK 109 adli kontrol hükümleri uygulanmadan mahkeme tutuklama kararı vermemelidir. Müvekkil hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmadan verilen tutuklama kararı bu sebeple hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Şüphelinin kaçması söz konusu dahi değildir. Zira şüpheli evli ve 4 çocuk babası olup ailesine bakma yükümlülüğü vardır. Şüpheli daha önce yurt dışına çıkmamıştır. Hatta pasaportu dahi yoktur. Sabit ikametgah sahibidir. Buna bağlı olarak şüphelinin kaçma şüphesinin bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bununla beraber müvekkilin delilleri karartma şüphesi de yoktur. Çünkü tüm deliller toplanmıştır. Kaçma ve delilleri yok etme şüphesi dahi olmayan müvekkilin, adli kontrol hükümlerinin uygulanarak serbest bırakılması durumunda tüm gereklilikleri yerine getireceği aşikardır. Müvekkil daha önce bir suça dahi karışmamış olup sabıka kaydı bulunmamaktadır. Bu sebeple şüphelinin tutuklu kalması aşırı bir tedbirdir ve ölçülülük ilkesine aykırıdır. Buna bağlı olarak şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına, hakimliğiniz aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanarak müvekkilin serbest bırakılmasına karar verilmesini isteme gereği hasıl olmuştur.

Sonuç ve İstem :

Yukarıda açıkladığımız sebeplerle;

  • Şüpheli hakkında verilen tutuklamaya ilişkin kararın İTİRAZEN KALDIRILMASINA ve şüphelinin SALIVERİLMESİNE,
  • Hakimliğinizin aksi kanaatte olması durumunda CMK md. 109 gereği tutuklama tedbirinin ADLİ KONTROL HÜKÜMLERİNE çevrilmesini şüpheli müdafii olarak vekaleten saygıyla arz ve talep ederim. ../../2022

İtiraz Eden Şüpheli Müdafi
Av. Feyza Hazar

Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Hazar Hukuk Bürosuyla iletişim kurabilirsiniz.

0537 925 38 39

AVUKAT FEYZA HAZAR

HAZAR HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.